Gözlerimi açışıyla yemyeşil gözlerini görmek istiyorum.. O yoksa bende yokum demeliyim. Sabah olmuş; güneş harika, kuş sesleri de eksik değil ya harika bir gün. Hayatımın en mutlu anıymış o gün, bilemedim..
24 Nisan 2012 Salı
"Nefes Alamıyorum!.."
“Nefes alamıyorum” dedi.
Yaşam kaynağını,oksijenini yitirmiş birinin havasızlıktan boğulması gibi.
Dışarıdaki fırtınaya rağmen sönmedi içindeki yangın. Kilometrelerce koşabilirdi şimdi. Göğsünü rüzgara, soğuğa verip bir yere varma kaygısı gütmeden koşabilirdi. Ve koşunun bittiği yerde tenini yakan soğuğa rağmen içindeki yangınla ölebilirdi.
“Nefes alamıyorum!..”
Oysa ne büyük yanılgı: içinden sökülüp giden şeyin boşluğunu son sürat savurduğu koşar adımlarıyla kapatabileceği düşüncesi. Koşu bir avuntu sadece. Hareketsizliğin daha da çok kanattığı yaralarına.
“Nefes alamıyorum!”
“Geçer. Camı açalım eğer üşümüyorsan. Bak, kavak ağaçları, sana merhaba diyorlar.”
“Onlara bakan gözümün diğerini kaybettim ben. Sen bu yaranın acısını bilir misin?.. Şimdi nereye baksam yarım benim için.”
“Geçer!”
“Geçmez, alışırız sadece.”
Yaşam kaynağını,oksijenini yitirmiş birinin havasızlıktan boğulması gibi.
Dışarıdaki fırtınaya rağmen sönmedi içindeki yangın. Kilometrelerce koşabilirdi şimdi. Göğsünü rüzgara, soğuğa verip bir yere varma kaygısı gütmeden koşabilirdi. Ve koşunun bittiği yerde tenini yakan soğuğa rağmen içindeki yangınla ölebilirdi.
“Nefes alamıyorum!..”
Oysa ne büyük yanılgı: içinden sökülüp giden şeyin boşluğunu son sürat savurduğu koşar adımlarıyla kapatabileceği düşüncesi. Koşu bir avuntu sadece. Hareketsizliğin daha da çok kanattığı yaralarına.
“Nefes alamıyorum!”
“Geçer. Camı açalım eğer üşümüyorsan. Bak, kavak ağaçları, sana merhaba diyorlar.”
“Onlara bakan gözümün diğerini kaybettim ben. Sen bu yaranın acısını bilir misin?.. Şimdi nereye baksam yarım benim için.”
“Geçer!”
“Geçmez, alışırız sadece.”
19 Nisan 2012 Perşembe
The Butterfly And The Squirrel
This week we learnt about the Webquests
and we created a fable according to internet-based project.
You can read the fable.
In a beautiful forest, a beautiful butterfly and a squirrel lived.
They were really great friends. They did everything together.
The Butterfly loved the squirrel so much.
But the Squirrel wanted to have other friends.
One day, Squirrel heard that Rabbit and Fox were going to have a party and
invited all their friends.
The Squirrel wanted to go to the party and said: ‘’Can I come to the party.’
The Rabbit: ‘We invited just our friends and you aren’t our friend.’
The Squirrel was sad. But the Fox had an idea and said:’’
If you bring us to the Butterfly’s rose, you can come to the party.
We heard that it’s unique.’
Although he knew that the Butterfly loved his rose more than anything,
he accepted their offer.
Because, the squirrel wanted to be friends with the Rabbit and the Fox and others.
The Squirrel sneaked into the Butterfly’s house to take the rose.
While he was leaving the house,
the Butterfly came and understood what was happening.
She accepted to give the rose to the Squirrel.
The Squirrel was so happy. He gave the rose to the Fox and the Rabbit.
They took the rose and said him leave. They made fun of him.
The Squirrel was sorry for what he did to the Butterfly.
He went to her house, but she wasn’t there.
She had left the forest. The Squirrel had to be alone.
MORAL OF THE FABLE: If you don’t know the value of your friends,
you’ll be alone.
-excerpt-18 Nisan 2012 Çarşamba
Ki ayrılmayın..
Günaydın.. Günaydın yatağım, günaydın yastığım, günaydın yağmur taneleri ve size de günaydın çiçekler. Sana da günaydın aşkım. Tek damla uyku uyumadım. Gözlerim şarap şişesinden çıkmışım gibi kırmızı ve şiş.. Dün gece çok mu ağladım ne?
O, bu, şu hiçbiri sevgilinin yerini tutamaz hiçbiri. Onun için yaşarsın o, o, o... Bir gün gelir özlersin, ağlarsın, delirirsin o yokken. Ya varsa? İşte o zaman gülücüklerin bir an yüzünden eksilmez hayata ayrı bir pencereden bakarsın.. Çünkü onun penceresi gözleri ağma edecek kadar güzel. Bilen bilir aşkının kıymetini, ben ise bilemeyenler biriyim..
Biri kapıyı çalar, girer, azcık oturup kalkar. Öyle değil mi? Asıl suç sizdeyse onu otutturabilecek eller de sizde. Çabuk olun sarılın, isterseniz de ağlayın ama ikiniz ağlayın.
Ki ayrılmayın..
17 Nisan 2012 Salı
Aşkın Tanımı..
Victor Hugo' ya göre "Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır." Fakat aşk TDK' nın sözlüklerinde aşırı bağlılık duygusu olarak acıklanıyor tabi bu kadar basit değildir.
Aslında aşkın tanımı herkes için farklıdır. Herkes kendi yaşam tarzıyla açıklayabiliyor aşkı. Ama genel anlamda bir şey söyliyecek olursak AŞK ASLINDA HAYATIN TA KENDİSİDİR. Hayatın içerisinde olan her şey aslında aşkın içerisinde de vardır : mutluluk, hüzün, neşe, kahkaha, gözyaşı...
Peki aşk insanın kimyasını değiştirdiğine göre aşk bir tür kimya bozukluğu olamaz mı? Aşk insanı tamamen bambaşka yapan bir duygudur. Böyle olduğundan yaşanılan her şey abartılı olarak yaşanır. Kahkahalar, gözyaşları her şey...
Aşk Kimya.. Bilinç altımızda hissedebilceğimiz karşımızdakine aşık etmeye iten ilk şey bu koku. Kimyasal olarak düşünüldüğünde evet aşk var diyebiliyoruz. Ama aşkı yaşamamış olanlar aşkın olmadığına inanırlar. Aşk inançla acıklanabilecek bir şey değilir. Çünkü bi din değildir. inanç sistemi değildir AŞK kimyadır. Bu kimya bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bilimsel olarak kanıtlanmış olan şeyede inanmak zorundayız.
Aşk hala yooook diyenler aşk size hiç denk gelmemiş olabilir ama bu hiç denk gelmiyeceği anlamına da gelmez. Bir gün aşkı bulacagınıza inanıyorum :-)
Sensiz Bırakma Beni
Rüzgarın sesi anlatır seni bana.
Sabahın sessizliği, kimseler yok koca dünya ortasında sen kalmışsın ne gidecek yerin var nede duyabilecek birisi. Çaba göstermek istersin olmayacağını bildiği için yorulmak istemezsin düşüncelere kapılırsın saatlerce seni en güzel anlatan saatlerin korkusu sarar bir anda bir kıpırtı hissedersin, hayatın varlığını yaşanacakların duygularını getirir sana aynı heyecanı bedeninin olmadık yerlerinde hissedersin bu rüzgarın sesidir. Seni bana anlatacak olan bu rüzgar bana yeniden doğmayı, yeniden her şeye başlamayı öğretecek olan rüzgardır. Anlatıp geçti seni bana, rüzgarları bilirsin çabuk ve ürkütücüdür etrafına ne bıraktığını anlamazsın oda öyle gitti, bana bıraktığı şeylerde aradım seni belki bir ipucu belki yeni bir bekleyiş
Ve sonunda buldum Bana anlatmak istediği şeyin sırrı senin kalbinin sesiymiş çabuk geçmesine rağmen en önemli yeri atlamadan bana bırakıp gitmiş dinledim saatlerce varlığını hissettim, yaşadım ve gelmeni beklet, kocaman dünyanın sessiz kalan kısmında sende varmışsın sessizliği paylaşırken simdi sensizliği paylaşıyorum onunla diyorum bu sefer sesi ile kendisinde getir özlüyorum. Bu zamana kadar getirdiğin sesinde ruhunu hissettim, bir sonraki getirdiğin kokusunda bedenini hissettim, bana bu sefer kendini getir kendimin ben olduğunu hissedeyim. Beni bir kez daha hayata bağlayacak her şeyi ile yeni bir dünya kuracak olan sensin.
Bu kadar sessizlikte sensiz bırakma beni....
15 Nisan 2012 Pazar
SaçmaLık.
Hani bazı insanların bakış açıları sevmediğim şarkıyı dinlemem, anlamadığım rap parçalarını ve ingilizce parçalarını dinlemem. İşte bu anlayışı ben anlamıyorum. Siz anlıyor musunuz? ( Yoo..)Serdar Ortaç dinleyen insanların ingilizce parçalara laf edenler : " Aşk bu kızılötesi, yaralı müzesi, hareket edemem" i bana açıklar mısınız?
İlişkimiz Ömer Çelakıl' ın Saçı Gibiydi..
İlişkiler tartışılır o kadar uzun konulara gider ki bu tartışma.. Kimine göre çok hoş bir ilişki diğer birine göre çöplükteki elma kabuklarından farksızdır. Belki de kıskançlıktandır hani olur ya bir ilişkide üçüncü şahıs olayı işte asılında budur. İlişkiler farklı ve saçma konular açtıkça daha çok karmaşık olabilir tartışmalara yol açar. Bunlarda ayrılıklara neden olur.Dışarıdan süper görünen ilişkiler aslında ayrılığın dönüm noktasında olabilir hiç bir şey belli olmaz..Yani ilişkiler Ömer Çelakıl' ın saçları gibidir. Yakından karmaşık, uzaktan hoş görünen....
%70' in Açıklaması
" Sex Aşk' ın %70' ini oluşturur." diyen zihniyet şu günlerde tavan yapan derecede, çoğunluluğun genç olduğu bir nesil.. Onlara şöyle bir soru yöneltirsek cevap bekleyebiliriz. " Kaç kere %70' e ulaştınız? "
Annem, babam, kardeşlerim, büyük annem, büyük babam ( merhum ama o da dinliyor) , halam, teyzem olmasa da sokaktan birini çeviririz dinler, kuzenler, dayım, yengem yanii pür dikkat sizi dinliyoruz açıklama yapar mısınız?
Annem, babam, kardeşlerim, büyük annem, büyük babam ( merhum ama o da dinliyor) , halam, teyzem olmasa da sokaktan birini çeviririz dinler, kuzenler, dayım, yengem yanii pür dikkat sizi dinliyoruz açıklama yapar mısınız?
Yazmak İçin Yanmak
Yazı yazmayı seviyorum.. Şöyle bir beyin fırtınası yaparsak ki yapmalıyız, bundan kaçış yok! İnsanlık ilk önce ateşi bulmuştur, sonra da yazıyı.. Demek ki yazı yazmak için yanmak gerekir..
O geldi birden aklıma. . .
O geldi birden aklıma. . .
Bazen o kadar çok özlersiniz ki onu. Her gününde O'nun olmadığına yakınırsınız. O'na mesaj atmak, O'nunla konusmak istersiniz ama nasıl bir tepki vereceğinden emin olmadığınız için cesaretiniz yoktur.
Bu aşk mıdır? Yada sadece eskiye olan özlem mi?
Aslında ben hala O'nu çok seviyorum. Ondan başkasının hayatımda olmamasını istiyorum. O'nunla mutluyum hiç olmadığım kadar en çokta onun burnundan öperken hissettiğim heyecana asığım onu severken hissettiklerime , ben onunla mutluyum o varken mutluyum.
Bence aşk, sadece onu değil, onun yanında olduğun kendini de özlemektir..
Bazen o kadar çok özlersiniz ki onu. Her gününde O'nun olmadığına yakınırsınız. O'na mesaj atmak, O'nunla konusmak istersiniz ama nasıl bir tepki vereceğinden emin olmadığınız için cesaretiniz yoktur.
Bu aşk mıdır? Yada sadece eskiye olan özlem mi?
Aslında ben hala O'nu çok seviyorum. Ondan başkasının hayatımda olmamasını istiyorum. O'nunla mutluyum hiç olmadığım kadar en çokta onun burnundan öperken hissettiğim heyecana asığım onu severken hissettiklerime , ben onunla mutluyum o varken mutluyum.Bence aşk, sadece onu değil, onun yanında olduğun kendini de özlemektir..
Gözlerini Kapat..
Evet, evet, evet.. Bir oyun oynayalım sen ve ben ikimiz. Gözlerini kapat, hayal et belki bir kaç yıl sonrayı ya da yarını hayal et. Belki geri gelirsin diye bekleyen gözlerim onu da hayal edebilir.. Sen sadece hayal et kim bilir belki bende varımdır hayallerinde sevgilin olamasam da yakın dostun, arkadaşın, sırdaşın olabilirim.
Hani hatırlıyor musun? Bundan aylar aylar önce ikimiz düşünüyorduk, üniversiteyi beraber okuyup, beraber yaşayacağız.. Daha sonra evlenip ben sana yemek yaparken arkamdan sarılan eşimi öpüp sarılacaktım.. İstersen şimdi gözlerini aç ve git.
Çünkü hepsi hayal :-)
Hani hatırlıyor musun? Bundan aylar aylar önce ikimiz düşünüyorduk, üniversiteyi beraber okuyup, beraber yaşayacağız.. Daha sonra evlenip ben sana yemek yaparken arkamdan sarılan eşimi öpüp sarılacaktım.. İstersen şimdi gözlerini aç ve git.
Çünkü hepsi hayal :-)
14 Nisan 2012 Cumartesi
Eski Sevgiliyi Kazanmak İçin Tehditlere Son Desek?
Kaybedilen sevgiliyi kazanmak için merdivene tırmanır gibi basamak basamak değilde bir halatı zirveye bağlayıp tırmanıp daha çabuk çıkacağını sanan kişiler hata yaparlar. Yani sevgili geri gelir mi? Gelmez, Bende olsam bende gelmezdim.. Siz onu geri kazanmak için yakın arkadaşlarıyla ailesiyle tartışmalara sokarsanız o size nefretini bir kaç kat daha arttırmış demektir. Bol şanslar..
Ben artık sadece Bizi Seviyorum...
Yıllardır tanıyorum sanki seni..
Bir an görmesem, konuşmasam özlüyorum.
Öyle bir an geliyor ki, senin o yemyeşil gözlerinde buluyorum kendimi..
Mutluluktan gözlerimde yaşlar bitene kadar ağlayasım geliyor,
Bazen mutsuzluk çöküyor yüzüme seni kaybetmekten çok korkuyorum.
Nefes alışımda seni, dudaklarımın her bir yanında dudaklarını hissediyorum..
Yürüyorum, koşuyorum, gülüyorum sen varsın gözlerimin her bakışında sen sen sen!
Sadece hep benimle kal istiyorum, çok mu şey istiyorum? Hayatımın her anı sen olmuşsun..
Seni özlemeyi seviyorum ama özlemeyi de istemiyorum çünkü hep yanımda ol,
Çok mu aşığım ne?
İçime işlemişsin haberim yok..
Ben artık sadece Bizi Seviyorum...
Ara Verelim..
Biriyle tanışırsınız..
O kadar iyi, güzel, hoş vs. davranır ki size zaten o ana boşluktasınızdır muhtemelen..
Gittikçe daha çok şey paylaşırsınız. Her gün, saat, dakika, saniye farklı farklı konularda konuşursunuz o sizi güldürür.
Artık bunun bir anlam ifade ettiğini anlarsınız..
Ve bir gün gelir aşkı fark eder ve duygularınızı söyleyince onunda sizin gibi düşündüğünü anlarsınız işte o an kocasıyla mutlu olan bir kadın kadar mutlu olursunuz.
Duygular karşılıklı olunca haliyle yeni bir ilişki ortaya çıkar ilk 1 ay mükemmel anlaşırsınız ki yakın arkadaşlarınız sizden ibret almaya başlar.
2. ayınıza girerken ufak tartışmalar, dargınlılar, üzüntüler başlar.
Dayanamaz ve çocuk bir gün der ki " Ara Verelim. "
Kız ne diyeceğini sapıtır ki mecburiyetten " Peki, Tamam." der.
Bir hafta konuşmazlar.
İki hafta..
Üç, dört, beş...
Çocuk kızı unuttu..
Mükemmel olan ilişki öldü..
İlişkilerde ara verelim demek kısaca "Ayrılalım" a işarettir. "Ara Verelim" diyen kişi gerçek aşka sahip olmamıştır. Oyalanmıştır. Hayranlık olarak adlandırılan duyguyu aşk zannedip gönül eğlendirmiştir.. Aşkınızı seçerken dikkatli olun..
Nefret
"Aniden giren karın ağrılarından nefret ederim. Buzdolabında aylarca yenmemiş olan peynirden de." Her şeye yazarak isyan etmek kimine göre kolay kimine göre dağlar taşlar aşar ki benim için ne denli zordur ben bile bilmiyorum. Bir başlarsa yazar susmak bilmez eminim ki.. İçindeki hisler bir an kıpırdar sonraki günse unutulur gider.
Hayat zor mu dersiniz? Bir nefeste yaşamak her şeyi bir şey uğruna yapmak..Hani unutursak yaşadıklarımızı 1 saniye önceki yaptıklarımızı. Belki o zaman ne karın ağrısına ne de buzdolabındaki peynire laf ederiz. Sonuç olarak aynaya bakarız gülümseriz ve mutlu oluruz. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

